Kırsal alanlarda hayvancılık, geleneksel olarak aile ekonomisini destekleyen en önemli mesleklerden biri olmuştur. Ancak son yıllarda köylerde çalışan çoban bulmak giderek zorlaşıyor. Bir köyde yaşanan son durum, bu sorunun ne kadar derinleştiğini gözler önüne serdi. Yüksek maaş teklifine rağmen çoban istihdamında yaşanan zorluklar, köylüleri sıra sistemi kurmaya itti. Bu haber, sadece tarım ve hayvancılıkla uğraşan köylerde değil, tüm kırsal alanlarda yaşanan benzer sorunlar için potansiyel bir çözüm önerisi niteliğinde. İşte detaylar...
Köydeki genç nüfusun şehir merkezlerine göç etmesi, kırsal alanda çalışan çoban bulmanın önündeki en büyük engellerden biri. Özellikle eğitimli gençlerin, daha iyi yaşam standartları ve iş imkânları için şehirleri tercih etmesi, kırsal alanlarda iş gücü sıkıntısını artırıyor. Bunun yanı sıra, hayvancılık sektöründeki gelir seviyesinin her geçen gün artmasına rağmen, çobanlık mesleğinin toplumsal algısı olumsuz bir imajla temsil ediliyor. Yüksek maaş tekliflerine rağmen, birçok genç birey bu mesleği tercih etmekte zorlanıyor.
Aynı zamanda, çobanlık gibi fiziksel güce dayalı işlerin, gençler tarafından cazip bulunmaması da dikkat çeken diğer bir unsur. Çobanlık, uzun saatler boyunca hayvanların peşinde koşarak ve doğal şartlara karşı mücadele ederek gerçekleştirilen bir meslek. Bu durum, birçok genci bu meslekten uzaklaştırıyor. 60 bin TL gibi yüksek bir maaş teklifi, köyde çoban arayışını olumlu yönde etkileyememiş durumda. Çoban bulma sıkıntısı, köylüleri alternatif çözümler aramaya yönlendirdi.
Köylüler, çoban bulma sorununu aşmak için kendi içlerinde bir sıra sistemi kurmayı karar verdiler. Bu sistem, köyde bulunan her ailenin belirli bir dönemde hayvanlarını otlatmak için belirli bir süre çobanlık yapmasını içeriyor. Böylece köyde yaşayan herkes, hem hayvanlarını otlatma ihtiyaçlarını karşılayabilecek hem de meslekten uzaklaşan gençleri tekrardan iş gücüne dâhil edebilecek.
Köydeki bu sistemin işleyişi oldukça basit. Her aile, hayvanlarını otlatmak için bir gün alıyor ve bu süreç her hafta tekrarlanıyor. Böylece şimdilik çoban ihtiyacı bir nebze olsun azalıyor. Ayrıca, bu yöntemle köydeki dayanışma ve sosyal bağlar da güçleniyor. Her aile, diğer ailelerle birlikte hareket ederek, köydeki hayvancılığı sürdürülebilir bir hale getirmeyi amaçlıyor.
Bununla birlikte, köylüler bu sıra sisteminin yalnızca geçici bir çözüm olduğunu kabul ediyor. Uzun vadede, çobanlık mesleğine olan ilgiyi artırmak ve gençleri bu alanda istihdam etmek için çeşitli projeler geliştirilmesi gerektiğine inanıyorlar. Gençlere yönelik çeşitli eğitim programları düzenlemek, devlet destekli projelere katılmak veya yeni istihdam alanları açmak, bu sorunun çözümüne katkı sağlayabilir. Çobanlık mesleğinin yeniden inşası için yapılan bu çabalar, köyün geleceği açısından kritik öneme sahip.
Özetlemek gerekirse, yüksek maaş tekliflerine rağmen köylerde çoban bulmakta yaşanan zorluklar, köylülerin kendi içlerinde sıra sistemi kurarak bu sorunu çözme çabalarını tetiklemiştir. Bu durum, kırsal istihdam sorununa yeni bir bakış açısı getirirken, aynı zamanda sosyal dayanışmanın önemini de ortaya koyuyor. Her ne kadar bu çözüm sürdürülebilir olmasa da, köylülerin yaratıcılığı ve sorunlara yaklaşımı takdire şayan. Gelecekte, bu tür sistemlerin diğer kırsal alanlarda da uygulanabileceği umudunu taşıyoruz.